More servicesWindows Live
HomeHotmailSpacesOneCare
 
MSN
Sign in
 
 
Spaces home  MUSTAFA-KEMAL-ATATÜRKPhotosProfileFriendsMore Tools Explore the Spaces community

DOGUMU-VE-ÖLÜMÜ

 

Mustafa Kemal ATATÜRK
(1881-1938)


Mustafa Kemal Atatürk 1881 yılında Selânik'te Koca kasım Mahallesi, Islâhhâne Caddesi'ndeki üç katlı pembe evde doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanım'dır. Baba tarafından dedesi Hafız Ahmet Efendi XIV-XV. yüzyıllarda Konya ve Aydın'dan Makedonya'ya yerleştirilmiş Kocacık Yörüklerindendir. Annesi Zübeyde Hanım ise Selânik yakınlarındaki Langaza kasabasına yerleşmiş eski bir Türk ailesinin kızıdır. Milis subaylığı, evkaf katipliği ve kereste ticareti yapan Ali Rıza Efendi, 1871 yılında Zübeyde Hanım'la evlendi. Atatürk'ün beş kardeşinden dördü küçük yaşlarda öldü, sadece Makbule (Atadan) 1956 yılına değin yaşadı.

Küçük Mustafa öğrenim çağına gelince Hafız Mehmet Efendi'nin mahalle mektebinde öğrenime başladı, sonra babasının isteğiyle Şemsi Efendi Mektebi'ne geçti. Bu sırada babasını kaybetti (1888). Bir süre Rapla Çiftliği'nde dayısının yanında kaldıktan sonra Selânik'e dönüp okulunu bitirdi. Selânik Mülkiye Rüştiyesi'ne kaydoldu. Kısa bir süre sonra 1893 yılında Askeri Rüştiye'ye girdi. Bu okulda Matematik öğretmeni Mustafa Bey adına "Kemal" i ilave etti. 1896-1899 yıllarında Manastır Askeri İdâdi'sini bitirip, İstanbul'da Harp Okulunda öğrenime başladı. 1902 yılında teğmen rütbesiyle mezun oldu., Harp Akademisi'ne devam etti. 11 Ocak 1905'te yüzbaşı rütbesiyle Akademi'yi tamamladı. 1905-1907 yılları arasında Şam'da 5. Ordu emrinde görev yaptı. 1907'de Kolağası (Kıdemli Yüzbaşı) oldu. Manastır'a III. Ordu'ya atandı. 19 Nisan 1909'da İstanbul'a giren Hareket Ordusu'nda Kurmay başkanı olarak görev aldı. 1910 yılında Fransa'ya gönderildi. Picardie Manevraları'na katıldı. 1911 yılında İstanbul'da Genel Kurmay Başkanlığı emrinde çalışmaya başladı.

1911 yılında İtalyanların Trablus garp’a hücumu ile başlayan savaşta, Mustafa Kemal bir grup arkadaşıyla birlikte Tobruk ve Derne bölgesinde görev aldı. 22 Aralık 1911'de İtalyanlara karşı Tobruk Savaşını kazandı. 6 Mart 1912'de Derne Komutanlığına getirildi.

Ekim 1912'de Balkan Savaşı başlayınca Mustafa Kemal Gelibolu ve Bolayır’daki birliklerle savaşa katıldı. Dimetoka ve Edirne'nin geri alınışında büyük hizmetleri görüldü. 1913 yılında Sofya Ateşe militerliğine atandı. Bu görevde iken 1914 yılında yarbaylığa yükseldi. Ateşe militerlik görevi Ocak 1915'te sona erdi. Bu sırada I. Dünya Savaşı başlamış, Osmanlı İmparatorluğu savaşa girmek zorunda kalmıştı. Mustafa Kemal 19. Tümeni kurmak üzere Tekirdağ'da görevlendirildi.

1914 yılında başlayan I. Dünya Savaşı'nda, Mustafa Kemal Çanakkale'de bir kahramanlık destanı yazıp İtilaf Devletlerine "Çanakkale geçilmez! " dedirtti. 18 Mart 1915'te Çanakkale Boğazını geçmeye kalkan İngiliz ve Fransız donanması ağır kayıplar verince Gelibolu Yarımadası'na asker çıkarmaya karar verdiler. 25 Nisan 1915'te Arı burnu’na çıkan düşman kuvvetlerini, Mustafa Kemal'in komuta ettiği 19. Tümen Conkbayırı'nda durdurdu. Mustafa Kemal, bu başarı üzerine albaylığa yükseldi. İngilizler 6-7 Ağustos 1915'te Arıburnu'nda tekrar taarruza geçti. Anafartalar Grubu Komutanı Mustafa Kemal 9-10 Ağustos'ta Anafartalar Zaferini kazandı. Bu zaferi 17 Ağustos'ta Kireçtepe, 21 Ağustos'ta II. Anafartalar zaferleri takip etti. Çanakkale Savaşlarında yaklaşık 253.000 şehit veren Türk ulusu onurunu İtilaf Devletlerine karşı korumasını bilmiştir. Mustafa Kemal'in askerlerine "Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum!" emri cephenin kaderini değiştirmiştir.

Mustafa Kemal Çanakkale Savaşlarından sonra 1916'da Edirne ve Diyarbakır'da görev aldı. 1 Nisan 1916'da tümgeneralliğe yükseldi. Rus kuvvetleriyle savaşarak Muş ve Bitlis'in geri alınmasını sağladı. Şam ve Halep'teki kısa süreli görevlerinden sonra 1917'de İstanbul'a geldi. Velihat Vahidettin Efendi'yle Almanya'ya giderek cephede incelemelerde bulundu. Bu seyahatten sonra hastalandı. Viyana ve Karisbad'a giderek tedavi oldu. 15 Ağustos 1918'de Halep'e 7. Ordu Komutanı olarak döndü. Bu cephede İngiliz kuvvetlerine karşı başarılı savunma savaşları yaptı. Mondros Mütarekesi'nin imzalanmasından bir gün sonra, 31 Ekim 1918'de Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığına getirildi. Bu ordunun kaldırılması üzerine 13 Kasım 1918'de İstanbul'a gelip Harbiye Nezâreti'nde (Bakanlığında) göreve başladı.
Mondros Mütarekesi'nden sonra İtilaf Devletleri'nin Osmanlı ordularını işgale başlamaları üzerine; Mustafa Kemal 9. Ordu Müfettişi olarak 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı. 22 Haziran 1919'da Amasya'da yayımladığı genelgeyle "Milletin istiklâlini yine milletin azim ve kararının kurtaracağını " ilan edip Sivas Kongresi'ni toplantıya çağırdı.

23 Temmuz - 7 Ağustos 1919 tarihleri arasında Erzurum, 4 - 11 Eylül 1919 tarihleri arasında da Sivas Kongresi'ni toplayarak vatanın kurtuluşu için izlenecek yolun belirlenmesini sağladı. 27 Aralık 1919'da Ankara'da heyecanla karşılandı. 23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılmasıyla Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulması yolunda önemli bir adım atılmış oldu. Meclis ve Hükümet Başkanlığına Mustafa Kemal seçildi Türkiye Büyük Millet Meclisi, Kurtuluş Savaşı'nın başarıyla sonuçlanması için gerekli yasaları kabul edip uygulamaya başladı.

Türk Kurtuluş Savaşı 15 Mayıs 1919'da Yunanlıların İzmir’i işgali sırasında düşmana ilk kurşunun atılmasıyla başladı. 10 Ağustos 1920 tarihinde Sevr Antlaşması'nı imzalayarak aralarında Osmanlı İmparatorluğu'nu paylaşan I. Dünya Savaşı'nın galip devletlerine karşı önce Kuvâ-yi Milliye adı verilen milis kuvvetleriyle savaşıldı. Türkiye Büyük Millet Meclisi düzenli orduyu kurdu, Kuvâ-yi Milliye - ordu bütünleşmesini sağlayarak savaşı zaferle sonuçlandırdı.

Mustafa Kemal yönetimindeki Türk Kurtuluş Savaşının önemli aşamaları şunlardır:

Sarıkamış (20 Eylül 1920), Kars (30 Ekim 1920) ve Gümrü'nün (7 Kasım 1920) kurtarılışı.
Çukurova, Gazi Antep, Kahraman Maraş Şanlı Urfa savunmaları (1919- 1921)
I. İnönü Zaferi (6 -10 Ocak 1921)
II. İnönü Zaferi (23 Mart-1 Nisan 1921)
Sakarya Zaferi (23 Ağustos-13 Eylül 1921)
Büyük Taarruz, Başkomutan Meydan Muhaberesi ve Büyük Zafer (26 Ağustos 9 Eylül 1922)
Sakarya Zaferinden sonra 19 Eylül 1921'de Türkiye Büyük Millet Meclisi Mustafa Kemal'e Mareşal rütbesi ve Gazi unvanını verdi. Kurtuluş Savaşı, 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Antlaşması'yla sonuçlandı. Böylece Sevr Antlaşması'yla paramparça edilen, Türklere 5-6 il büyüklüğünde vatan bırakılan Türkiye toprakları üzerinde ulusal birliğe dayalı yeni Türk devletinin kurulması için hiçbir engel kalmadı.

23 Nisan 1920'de Ankara'da TBMM'nin açılmasıyla Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu müjdelenmiştir. Meclisin Türk Kurtuluş Savaşı'nı başarıyla yönetmesi, yeni Türk devletinin kuruluşunu hızlandırdı. 1 Kasım 1922'de hilâfet ve saltanat birbirinden ayrıldı, saltanat kaldırıldı. Böylece Osmanlı İmparatorluğu'yla yönetim bağları koparıldı. 13 Ekim 1923'te Cumhuriyet idaresi kabul edildi, Atatürk oybirliğiyle ilk cumhurbaşkanı seçildi. 30 Ekim 1923 günü İsmet İnönü tarafından Cumhuriyet'in ilk hükümeti kuruldu. Türkiye Cumhuriyeti, "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" ve "Yurtta barış cihanda barış" temelleri üzerinde yükselmeye başladı.

Soyadı Kanunu gereğince, 24 Kasım 1934'de TBMM'nce Mustafa Kemal'e "Atatürk" soyadı verildi.

Atatürk, 24 Nisan 1920 ve 13 Ağustos 1923 tarihlerinde TBMM Başkanlığına seçildi. Bu başkanlık görevi, Devlet-Hükümet Başkanlığı düzeyindeydi. 29 Ekim 1923 yılında Cumhuriyet ilan edildi ve Atatürk ilk cumhurbaşkanı seçildi. Anayasa gereğince dört yılda bir cumhurbaşkanlığı seçimleri yenilendi. 1927,1931, 1935 yıllarında TBMM Atatürk'ü yeniden cumhurbaşkanlığına seçti.

Atatürk sık sık yurt gezilerine çıkarak devlet çalışmalarını yerinde denetledi. İlgililere aksayan yönlerle ilgili emirler verdi. Cumhurbaşkanı sıfatıyla Türkiye'yi ziyaret eden yabancı ülke devlet başkanlarını, başbakanlarını, bakanlarını komutanlarını ağırladı.

15-20 Ekim 1927 tarihinde Kurtuluş Savaşı'nı ve Cumhuriyet'in kuruluşunu anlatan büyük nutkunu, 29 Ekim 1933 tarihinde de 10. Yıl Nutku'nu okudu.

Atatürk özel yaşamında sadelik içinde yaşadı. 29 Ocak 1923'de Latife Hanımla evlendi. Birçok yurt gezisine birlikte çıktılar. Bu evlilik 5 Ağustos 1925 tarihine dek sürdü. Çocukları çok seven Atatürk Afet (İnan), Sabiha (Gökçen), Fikriye, Ülkü, Nebile, Rukiye, Zehra adlı kızları ve Mustafa adlı çobanı manevi evlat edindi. Abdurrahim ve İhsan adlı çocukları himayesine aldı.

1937 yılında çiftliklerini hazineye, bir kısım taşınmazlarını da Ankara ve Bursa Belediyelerine bağışladı. Mirasından kız kardeşine, manevi evlatlarına, Türk Dil ve Tarih Kurumlarına pay ayırdı. Kitap okumayı, müzik dinlemeyi, dans etmeyi, ata binmeyi ve yüzmeyi çok severdi. Zeybek oyunlarına, güreşe, Rumeli türkülerine aşırı ilgisi vardı. Tavla ve bilardo oynamaktan büyük keyif alırdı. Sakarya adlı atıyla, köpeği Fox'a çok değer verirdi. Zengin bir kitaplık oluşturmuştu. Akşam yemeklerine devlet ve bilim adamlarını, sanatçıları davet eder, ülkenin sorunlarını tartışırdı. Temiz ve düzenli giyinmeye özen gösterirdi. Doğayı çok severdi. Sık sık Atatürk Orman Çiftliği'ne gider, çalışmalara bizzat katılırdı.

Fransızca ve Almanca biliyordu. 10 Kasım 1938 saat 9.05'te yakalandığı siroz hastalığından kurtulamayarak İstanbul'da Dolmabahçe Sarayı'nda hayata gözlerini yumdu. Cenazesi 21 Kasım 1938 günü törenle geçici istirahatgâhı olan Ankara Etnografya Müzesi'nde toprağa verildi. Anıtkabir yapıldıktan sonra nâşı görkemli bir törenle 10 Kasım 1953 günü ebedi istirahatgâhına gömüldü.
 
Updated 6/5/2008
Updated 6/5/2008
Updated 6/4/2008
Updated 6/5/2008
Updated 4/3/2008
Updated 4/3/2008
Updated 4/3/2008
There are no categories in use.
View space
ΐzMΐR_DeLΐSΐ_§ΐÑ@Ñ
View space
liziyu
View space
HAyaLEttt...
View space
AMATORDEVLETBASKANI
View space
PLANOS DE SAÚDE - CORRETOR JOÃO AYROSA - TEL (11) 5510-0093 / 8591-4177 / 9746-1348 AMIL - MEDIAL - UNIMED - OMINT - AMESP ...
View space
masaei
View space
Nesil Sanlav
View space
Eyüp
View space
pao
View space
เก่ง
View space
boy
View space
_VaTaNGSeVeR_
View space
H*A*T*İ*C*E
View space
gönül
View space
lkjh
View space
Emel Zeynep
View space
backoo
View space
hasret
View space
KUVVA-YI MİLLİYE
View space
Bana, hürriyetlerin en büyükleri olan düşünce, inanç, vicdan hürriyetlerini verin.
View space
A-K-I-N
View space
sewgi
View space
MUSTAFA

  • View space
    ESİN
    August 05 5:30 PM
    Bende bir sen vardın;


    Ölürcesine sevdigim ugruna ölümlere gidip geldigim hayatımın anlamı olan sen resimlerine çizipp çizip öptügüm sen yaşama sebebim sen sen vardın bendee....



    Umutlarım tüm ışıgım sen hayatımda gördügüm tutkuyla baglantıgım sen


    Bende bir sen vardın;



    Adın dilimden sevgin yüregimden eksilmez sen varsın bende sonsuza sürecek sen sadece sen ....


    Birlikte olmadıgımız zaman ölürüz biz sonsuza dek sen olucaksın bende ya ben ya ben olucakmıyım sende? bu cevabı verirmisin bana....



    Bu gönlümde gözlerimde hep var olucaksın herşeyde sen varsın bi sen varsın bende.......




    Ugruna ölümü göze aldıgım sen içimdeki hasret nefes alamıyorum sensiz sensiz günler geçmiyooo ölüyorum bu hasret öldürüyo sanırım beniii......


    Nefersim daralıyo nefes alamıyorum artıkk ölüyorum gözlerine bakmadan elini tutmadan aama bendeki sen mahşerde olucak senin sevgin bende hep olucak bende azrailin bile alamıcagı BİR SEN VARSIN...




  • View space
    apocan
    August 05 10:18 AM

    Blograzzi forumda gezinirken cumhurdan adlı arkadaşın açtığı başlığı okuduktan sonra ,arkadaşında dediği gibi şu anda ülkemizde bölücü örgüt yandaşları çeşitli gösteriler ve olaylarla  kargaşa ortamı yaratmaya çalışıyorlar.Bizde bilgisayar başında boş boş oturacağımıza bu olaylara tepkimizi bir şekilde dile getirelim.Şerefsizler ülkenin her tarafında dağda mehmetciklerimizle çatıştıkları yetmiyormuş gibi artık şehırlerde olaylar çıkartarak huzuru bozmaya çalışıyorlar.Çoğu medya ve birtakım kesimler bunlara özellikle son zamanlarda alenen desteklerini sunuyorlar ;bizlerde bunlara karşı burada olduğumuzu gösterelim tepkimizi dile getirelim.

    Türkiye Üzerinde Oynanan Oyunlar ve Yapılmak İstenenler
    1.Biz Kimiz?
    2.Türk - Kürt Olayları?
    3.Sözde Ermeni Soykırımı?
    4.Niye Türkiye?

    [1.] Biz bu vatan üzerinde yaşayıp bu vatanın uğrunda canımızı vermeye hazır Türk Gençleriyiz.
    Misyonumuz: Türklük ve Türkiye Adına Bölünmezliğini ön pilana çıkararak daha iyi bir “Türkiye” Daha iyi bir gelecek ve Müslüman Bir Toplum.
    İstediklerimizi, yapmaya çalıştıklarımızı engellemeye çalışacaklar, hatta birbirimizden ayırıp düşman yapacaklar, ayıracaklar kardeşi kardeşe düşman edip yıkmaya çalışacaklar.
    !!!!!!Yapmıyorlarmı?
    Ey Müslüman Türk Halkı bu bir sesleniştir. Hala duymamazlıkdan gelip olan bitenimi izleyecek ve bunlara katılarak Atalarımıza, bu vatan ugrunda ölen atalarımıza mezarlarında rahat yüzü göstermiyecekmisiniz?
    [2.] Biz o savaşlarda bir bütündük ama imanıyla bütün Allah sevgisi ve vatan sevgisi ile çelik bir zırh gibiydik. Ne Oldu Bize?
    Bu vatan uğruna Yurdun Batısında Doğusunda Güneyinde Kuzeyinde Türk - Kürt - Laz - Çerkez demeden savaşan biz değilmiydik? O şanlı zaferlerde o şanlı Bayrağın altında gözünü kırpmadan savaşan biz değilmiydik?
    Size Sesleniyorum: Türk - Kürt -Çerkez - Laz Ayrımı Nedir? Nerden Çıktı Bu? Niye Bu Ülkede Türkiyede Yaşayıpda, Savaşıpda Türk - Kürt -Çerkez - Laz ayrımına izin verebiliyoruz? Niçin bizi bölmeye bölge bölge işgal etmek isteyenlere edenlere karşı çıkmıyoruz? Niye Türk - Kürt -Çerkez - Laz diye ayrım Yaptırıyoruz? Bu kadar zormu ben Türk`üm Demek? Yoksa zor olan aslını mı inkar etmek?
    [3.] Ermeni Soykırımı`mı, Ayıp ayıp bu şanlı ordu ne zaman böyle bir şey yaptı bu şanlı bayrak ne zaman bir ulusu kuruttu. Ne zaman bir bayrağın üstüne bastıki evvela bunları konuşmak lazım.
    Bazı kendini bilmezler yüzünden müslümanları birbirine düşürmeye çalışıyorlar? nerde bu soykırımın belgesi nerde?
    [4.] Evet Türkiye. “Yaşlı Ve Heybetli Bir Çınar. Ne yazın yaprağımız düştü ne de kışın, ama susuz bıraktılar, ama dalımızı kestiler yılmadık ve yılmayacağız.”
    Coğrafi konum ve kıtaları birbirine bağlayan bu toprak parçasımı hedef?
    Yoksa yeniden Kendine Gelip 3 kıtaya hakim Gelmesinden korkulan bir Türkiye mi?

    Türkiye Bir Bütündür Bölünemez


  • View space
    murat
    August 05 5:04 AM

    Çalgı ile ilgili hadisler


    Sual: Çalgıyı yasaklayan hiçbir hadis yoktur. Varsa birini bildirir misiniz?
    CEVAP
    Bir değil pek çoktur. Yirmiden fazlası şöyledir:
    (İlk teganni eden şeytandır.) [Taberani]

    (Sesini gına ile yükseltene şeytan musallat olur.) [Deylemi]

    (Rahmet melekleri, ceres,
    [çan, zil, çıngırak] bulunan yere girmez.) [Nesai]

    (Melekleri, köpek ve çan bulunan kafileye yaklaşmaz.) [Müslim, Ebu Davud, Tirmizi]

    (Ceres, şeytanın mizmarıdır
    .) [Müslim, Ebu Davud, Nesai] [Mizmar çalgıdır]

    (Şarkıcı kadını dinlemek, yüzüne bakmak haramdır.) [Taberani]

    (Cenab-ı Hak, zurna, gırnata, ud, def gibi bütün çalgı aletlerini, cahiliyet döneminde
    tapınılan putları kaldırmamı emretti.) [İ.Ahmed]

    (Bir zaman gelecek, zina, içki ve mizmarı
    [çalgıyı] helal sayanlar çıkacaktır.) [Buhari]

    (Musiki, kalbde nifak hasıl eder.) [Beyheki]

    (Suyun otu büyüttüğü gibi, şarkı, oyun ve eğlence kalbde nifakı büyütür.)
    [Deylemi]

    (Rabbim içkiyi, kumarı, darbukayı ve şarkıcı kadınları haram kıldı.) [İ. Ahmed]

    (İçkilere başka isim verilerek içilir. Çalgılarla eğlenirler. Allahü teâlâ, onları yere batırır, domuz ve maymun haline getirir.)
    [İbni Mace]

    (Şunlar zuhur ederse, ümmetimin helaki hak olur: Lanetleşmeler, içkiler, çalgılar ve erkeğin erkekle, kadının kadınla iktifa etmesi.)
    [Deylemi, Hâkim]

    (Mizmarları, putları yok etmek için gönderildim.)
    [İ. Ahmed, Ebu Nuaym, İ. Neccar]

    (İblise, “Mizmarlar
    [çalgılar] müezzinin, yazıların dövme, Resulün [elçin] kâhinler, ve falcılardır” denildi.) [İbni Ebiddünya, İbni Cerir, Taberani]

    (İki ses melundur: Nimete kavuşunca çalgı, musibete maruz kalınca feryat.)
    [Bezzar]

    (Nimete kavuşunca mizmar [çalgı çalmak] gazabı ilahiye sebep olur.) [Deylemi]

    (Şarkılar, içkiler yayılınca, yere batmalar görülür.)
    [Tirmizi, Ebu Davud, İbni Mace]

    (Kur’an mizmarlardan okunmadan önce salih amel işlemekte acele edin.) [Taberani]

    (Kur'an mizmarlardan okunduğu zaman ölebilirsen öl.)
    [Taberani]

    (Kur'anı mizmarlardan [çalgı aletlerinden] okuyanlara Allah lanet eder.) [Müsamere]

    (Belaya maruz bırakan 15 kötü âdetten biri çalgıların yayılmasıdır.)
    [Tirmizi]

    (Gözün zinası
    [harama] bakmak, kulağın zinası [haram şeyleri] dinlemektir.) [Müslim]

    Resulullah çalgı aletleriyle para kazanmayı yasakladı.
    (Begavi)

  • View space
    ESİN
    August 05 12:13 AM
    http://img184.imageshack.us/img184/6568/eklebz2.jpgALANINIZ MÜKEMMEL ALLAHA EMANET OLUN...
  • View space
    semra...
    August 04 10:22 PM
     Sen sekillerde kalirsan puta tapiyorsun demektir. Her seyin seklini birak, manasina bak
    HAK DOSTU MEVLANA'DAN...
    hayırlı akşamlar selam ve dua ile...
  • View space
    GüZiN&YuNuS
    August 04 7:35 PM
    ziyaretin ve bıraktığın hediyeler için çok teşekkür ederim.iyi akşamlar.
  • View space
    shekiljocuk
    August 02 12:05 AM
    ATATÜRK...
    Gençliğinde kot pantolon giyememiş. Sevgilisinin elinden tutup hasılat
    rekorları kiran bir sinema filmine gidememiş...
    Padişah ona Trablusgarp Cephesi'nde görev verdiğinde, lüks uçak şirketinin,
    first class koltuğunda viskisini yudumlayarak görev yerine gidememiş...
    Halkına bağımsızlık fikrini anlatabilmek için kortej esliğinde
    Mercedes'lerle gezememiş Anadolu'yu...
    Kurtuluş hareketini başlatmak için 19 Mayıs'ta Samsun'a ayak basan ayağında
    spor ayakkabısı ya da kovboy çizmesi yokmuş...
    Kazandığı her savaştan sonra savaş sahasına fırlayıp moral veren mini
    etekli
    ponpon kızlar da yokmuş...
    Tarih kitaplarına bakılırsa, Yunanlıları İzmir'den denize döktükten
    sonra
    timsah yürüyüşü de yapmamışlar...
    Ülkesinde yapacağı devrimleri, unutmamak için not alacağı bir cep
    bilgisayarı olmadığı gibi,kendisine suikast girişiminde bulunacakları nı da cep telefonundan öğrenememiş!
    Atatürk için üzülüyorum. Dağ gibi adam, bir radyo programına faks
    çekemeden,
    İsmet Pasa için Safiye Ayla'dan bir istek parçası isteyemeden gitti
    Lozan Zaferi'nden sonra veya Cumhuriyet'in ilanından sonra arabaya
    atlayıp
    sabahlara kadar korna çalıp, elinde bayraklarla sokaklarda tur
    atamadı.
    Evinin balkonuna çıkıp, bir şarjör mermiyi havaya sıkamadı.
    Atatürk'e
    acıyorum...
    Sen kalk, dört kadınla evlenebileceğin bir dönemde dünyaya gel,
    sonra değerini bilmeyip tek kadınla evlilik sistemini getir. Aaaah
    ah...
    Çılgın diskolara gitmek, sabahlara kadar içip, içip
    rock yapmak,
    babasının mersedesini alıp söyle bir Emirgan turu çekmek
    dururken...
    Bunları yapmadı Atatürk...
    Keyif çatmadı...
    Tüm hayatini ülkesinin kurtuluşuna ve
    uygarlaşmasına harcadı...
    ISTE ONUN IÇIN BÜYÜK ADAMDI ATATÜRK HER FIRSAT ELINDE VARDI. O ISE SADECE BU MILLETIN BAGIMSIZLIGINI ISTEDI.
    BÜTÜN SUÇU 2 KADEH RAKI IÇMEKTI O KADAR.....
  • View space
  • View space
    Türk kızı
    June 25 4:21 AM
    arkadaşım ellerine sağlık,sayfan gerçekten çok güzel olmuş böyle sayfaları görmekten grur duyuyorum

Public folders

Folders shared with the world

MUSTAFA-KEMAL-ATATÜRK